29 Ekim 2020 Perşembe

GÖZ ÇEVRESİ NASIL KORUNMALI?

"Göz çevresinin kararmasını önlemenin yolları nelerdir? Göz çevresini sıkılaştırmanın yolları nelerdir?" İşte göz çevresi bakımı hakkında bilmeniz gerekenler...


  • 17 Eylül 2020 Perşembe

Öncelikle göz çevresinde cilt, vücudun diğer kısımlarına kıyasla daha ince ve daha hassas. Ve gözlerimiz gün içerisinde çok fazla çalıştığından, göz kırpmaktan duyguları ifade etmeye, erken yaşlanma kaçınılmaz gibi. Dahası, genetik faktörler, ultraviyole ışınları, stres kaynakları ve hayat tarzı da göz çevresindeki cildin erken yaşlanmasına sebep olabiliyor. Ancak kaç yaşında olursanız olun, gözlerinize hak ettikleri değeri ve ilgiyi vermek için geç değil. 

Nemlendirin:

Cildi nemlendirmek, en çok ihmal edilen adımlardan biri. Cildinizi bir üzüm tanesi gibi düşünün. Suyunu kaybettiğinde buruşmaya başlar ve kırışıklıklar ortaya çıkar. Ancak suyunu geri verdiğinizde, yeniden şişmeye ve kırışık görünümünden kurtulmaya başlar. Aynısı cildiniz için de geçerli. Gözaltlarında yağ bezleri olmadığından, kolaylıkla kuruyabiliyorlar. Yüzün bu kısmını nemlendirmekle ilgili en yaygın şekilde sorulan sorulardan biri, yüz nemlendiricilerini göz çevresi için de kullanıp kullanamayacağımız. Yanıt evet, kullanabilirsiniz. Gözlerinizi tahriş etmediği ve yeterli nemi sağladığı sürece problem yok.

İçeriği kontrol edin:

Doğru göz kreminin peşine düştüğünüzde, hangi içeriğin hangi sorunu çözdüğünü bilmeniz iyi olur.

Daima nazik olun:

Göz makyajını çıkarmaktan cilde güzellik ürünü uygulamaya, nazik ve yumuşak olmak çok önemli. Günlük aktivitelerin yaratacağı ekstra baskı, potansiyel ince çizgilerin oluşumuna katkıda bulunabilir. Pamuğu cildinizde nazikçe gezdirin ve içten dışa hareketler ile makyaj temizleyin.

Güneş koruması şart:

Güneşe maruz kalmak, cildin erken yaşlanmasında büyük bir role sahiptir ve gözaltlarınızın kararmasına sebep olur. Güneş kremi, günlük cilt bakım rutinin vazgeçilmez bir parçasıdır ve her gün kullanılmalıdır. Eğer makyaj üzerine, özellikle de gözlere güneş kremi sürmek hoşunuza gitmiyorsa, ultraviyole koruması sağlayan bir güneş gözlüğü kullanın.

Kendinize masaj yapın:

Gözünüzdeki şişkinliklerin yorgun ya da uykusuz olduğunuzda daha belirgin olduklarını fark ettiyseniz eğer, basit bir masaj harikalar yaratabilir. Genetik faktörlerin yanı sıra, sıvı toplaması durumu da göz şişkinliğine sebep olabilir. Bu durum tuzlu bir öğünün, yetersiz ve hatta aşırı uykunun sonucu olabilir. Gözaltlarınıza masaj yapmak, kan dolaşımını rahatlatır. Masajla gelen basınç, bölgedeki fazla sıvının dağılmasını sağlayarak şişkinliği azaltır.

Uyuyun, dengeli beslenin, egzersiz yapın ve tekrarlayın:

Söz konusu yaşam tarzı alışkanlıklarını değiştirmek ve göz çevresindeki cildi korumak olduğunda, günde en az altı saatlik uyku ve kan dolaşımını düzenlemek adına düzenli egzersiz şart. Yeterince uyumadığınızda ya da egzersiz yapmadığınızda göz çevresindeki cildinizin daha koyu, şiş ve sağlıksız göründüğünü fark edeceksiniz. Ayrıca dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni ve her gün yeterince su içmenin önemini ne kadar anlatsak yetmez.

Cerrahi olmayan rotaları deneyin:

Koruma daima ilk seçenek olsa da bazen genetik ve yaş aleyhimize çalışabiliyor. Bölgesel tedavilerin işe yaramadığı noktaya vardıysanız eğer, lazer yüzey yenilemeden botoksa, cerrahi olmayan birçok seçenek var. Bu prosedürler kaz ayaklarınızın hafiflemesine, gözaltlarındaki hacim kaybının giderilmesine ve genel olarak daha genç bir görüntünün elde edilmesine yardımcı olabiliyor.

Yorumlar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanları doldurun *